شفاعتنامهی تورکی شاه تهماسب قیزیلباش (صفوی)
در بارهی عفو شهزاده بایزید عوثمانلی
مئهران باهارلی
خلاصه
در این
مقاله متن کامل یک شفاعتنامهی تورکی که شاه تهماسب اول به شهزاده سلطان سلیم عوثمانلی
نوشته است را به دو الفبای عربی و لاتین تقدیم کردهام. شهزاده بایزید پس از یک قیام ناموفق علیه پدرش سلطان
سلیمان قانونی و برادر بزرگش شاهزاده سلیم، به همراه چهار فرزند خود به دربار قیزیلباش
(صفوی) پناهنده شده بود. شاه
تهماسب اول در این نامه عفو شهزاده بایزید را درخواست میکند. این شفاعتنامهی
تورکی علاوه بر جنبههای سیاسی و تاریخی، از منظر تاریخ رسمیت زبان تورکی در ایران،
زبان و ادب تورکی، مرسلات و منشات تورکی، نثر تورکی و تورکی مکتوب، و رابطهی
خاندان صفوی و دولت قیزیلباش با زبان تورکی دارای اهمیت است. استفادهی گسترده از زبان تورکی در دربار قیزیلباش
و در میان هیات حاکمه، و موقعیت تورکی به عنوان یکی از زبانهای رسمی دو فاکتوی
دولت، ادامهی سنت و عرف دولتهای تورک و موغول قبلی حاکم بر ایران بود. سلاطین عمدهی دولت قیزیلباش و در راسشان شاه
اسماعیل اول، شاه تهماسب اول و شاه عباس اول شعور ملی و قومی تورکمان و تورک نهداشتند
و در عرصهی سیاسی به شدت ضد تورک بودند. اما عناصر تورکمان آناتولیایی و شامات که
موسس دولت قیزیلباش بودند بر تمام ارکان و نهادهای آن حاکمیت مطلق داشتند و تورکمانهای
علوی باقیمانده در آناتولی و شامات، پایگاه اصلی دولت قیزیلباش را تشکیل میدادند.
این تورکمانان به هیچ وجه فارسی نهمیدانستند و فارسی مهدان مطلق بودند. به این دلیل
سلاطین و خاندان صفوی و دولتمردان و نهادهای دولت قیزیلباش در ارتباطات و
تعاملات مستمر خود با آن گروهها، ناچار زبان تورکی را به کار میبردند. اگرچه در
دورهی قیزیلباش (صفوی) پدیدهی تورکینویسی در دیوان رسالت و منشات سیستماتیکتر
و تثبیت حتی تشویق شد، با این همه نهتوانست به یک نهضت همهگانی و ماندگار نگارش آثار
نثر ادبی، علمی، فلسفی، عرفانی و دینی به زبان تورکی در میان اهل قلم و مردم تورک
ساکن در جوغرافیای قیزیلباش منجر شود. علاوه بر آن یک سنت منشات و دیوان تورکی
مانند آن چه در آناتولی ایجاد شده بود، در کشور قیزیلباش آفریده نهشد. در درجهی
اول به سبب آن که شاه اسماعیل اول و شاه تهماسب اول و شاه عباس اول، مذهب شیعهی
امامی را دین رسمی دولت خود اعلام کردند. در نتیجه فارسی که زبان مقدس مذهب شیعهی
امامی بود به زبان مقدس قیزیلباشها هم تبدیل شد. این نیز عامل دیگری در ارتقاء
موقعیت زبان فارسی و پسرفت و افول جایگاه، منزلت، موقعیت نهادی و نقش ادبی زبان
تورکی در ایران شد.
Özet
Bu makalede, I. Şah Tahmasb tarafından Osmanlı
Şehzadesi Sultan Selim’e (daha sonraki II. Selim) Türkçe olarak yazılmış bir
şefaat mektubunun tam metnini, hem Arap hem de Latin harfleriyle sunuyorum. Atası
Muhteşem Sultan Süleyman ve ağabeyi Şehzade Selim’e karşı giriştiği başarısız
bir isyanın ardından Şehzade Bayezid, dört oğluyla birlikte Kızılbaş (Safevi)
sarayına sığınmıştı. I. Şah Tahmasb bu mektupta, Şehzade Selim’den Bayezid’i
affetmesini talep etmektedir. Siyasi ve tarihi öneminin ötesinde bu Türkçe
dilekçe; İran'da Türkçenin resmi statüsünün; Türk dili, edebiyatı ve nesrinin;
Türkçe mektuplaşma ve idari yazışma geleneklerinin; yazılı Türkçenin; Safevi
hanedanı ve Kızılbaş devleti ile Türk dili arasındaki ilişkinin belgelenmesi
açısından da önem taşımaktadır. Kızılbaş sarayında ve yönetici seçkinler
arasında Türkçenin yaygın kullanımı ve devletin *fiili* resmi dillerinden biri
olma statüsü, İran'a daha önce hükmetmiş olan Türk ve Moğol devletlerinin
geleneklerinin ve idari uygulamalarının bir devamı niteliğindeydi. Kızılbaş
devletinin başlıca hükümdarları —başta I. Şah İsmail, I. Şah Tahmasb ve I. Şah
Abbas olmak üzere—Türkman veya Türk ulusal ya da etnik bilincine sahip
değillerdi ve siyasi alanda tutarlı ve kararlı bir biçimde Türk karşıtı
politikalar izliyorlardı. Buna karşın, Kızılbaş devletini kuran Anadolu ve Şam
kökenli Türkman unsurlar devletin tüm temel kurumları üzerinde mutlak bir
denetime sahiptiler; Anadolu ve Şam'da kalan Alevi Türkmanler ise Kızılbaş devletin
başlıca destek tabanını oluşturuyordu. Bu Türkman unsurların hiçbiri Farsça
bilmiyordu. Bu nedenle Safevi hanedan
mensupları, Kızılbaş hükümdarları, devlet adamları ve Kızılbaş devletinin
kurumları, söz konusu gruplarla olan iletişim ve etkileşimlerinde Türkçe
kullanmak zorunda kalmışlardır. Artı, Kızılbaş (Safevi) bürokrasisinde ve
yazışma geleneklerinde yazılı Türkçe kullanımı giderek daha sistemli,
kurumsallaşmış ve resmen teşvik edilen bir nitelik kazanmıştır. Bütün bunlara rağmen; bu durum, Kızılbaş ülkesindeki
aydınlar ve Türk nüfus arasında Türkçe edebi, bilimsel, felsefi, tasavvufi ve
dini mensur eserler kaleme almaya dayalı geniş ve kalıcı bir geleneğin
doğmasını sağlayamamıştır. Bunun
yanı sıra, Kızılbaş coğrafyasında —Anadolu’dakine benzer bir— Türkçe divan ve idari
yazışma geleneği ortaya çıkmamıştır. Bunun temel nedeni, I. Şah İsmail, I. Şah
Tahmasb ve I. Şah Abbas’ın, On İki İmam Şiiliğini devletin resmi dini olarak
benimsemeleridir. Bunun sonucunda, On İki İmam Şiiliğin başlıca kutsal ve ilmi
dili olan Farsça, Kızılbaşlar nezdinde de kutsal bir statü kazanmıştır. Bu
durum, İran’da Farsçanın statüsünün yükselmesine başka bir neden; buna karşılık
Türkçenin statü, saygınlık, kurumsal konum ve edebi rolünün gerilemesine
katkıda bulunan bir diğer etken olmuştur.
Abstract
In this article, I present the full text of a
letter of intercession, written in Turkish by Shah Tahmasp I to the Ottoman
Prince Sultan Selim (later Sultan Selim II), in both Arabic and Latin scripts.
Following an unsuccessful rebellion against his father, Sultan Suleiman the
Magnificent, and his elder brother, Prince Selim, Prince Bayezid had sought
refuge at the Qizilbash (Safavid) court together with his four sons. In this
letter, Shah Tahmasp I appeals to Prince Selim to grant Bayezid a pardon. Beyond its political and historical siignificance,
this Turkish petition is also important in the documentation of the official
status of Turkish language in Iran, Turkish language, literature, and prose,
Turkish epistolary and administrative writing, written Turkish, and the
relationship between the Safavid dynasty, the Qizilbash state, and the Turkish
language. The extensive use of Turkish at the Qizilbash court and among the
ruling elite, together with its status as one of the state's *de facto*
official languages, represented a continuation of the traditions and administrative
practices of the preceding Turkic and Mongolic states that had ruled Iran. The
principal rulers of the Qizilbash state—foremost among them Shah Ismail I, Shah
Tahmasp I, and Shah Abbas I—possessed absolutely no discernible sense of Turkman
or Turkic national or ethnic consciousness and perused policies that were consistently
and staunchly anti-Turkish in the political sphere. Nevertheless, the Anatolian
and Levantine Turkman elements who founded the Qizilbash state exercised
absolute control over all of its principal institutions, while the Alevi Turkmans
who remained in Anatolia and the Levant constituted the state's primary base of
support. None of these Turkman
elements knew any Farsi. For this reason, the Safavid monarchs, members of the
royal family, statesmen, and the institutions of the Qizilbash state were
compelled to use the Turkish language in their ongoing communications and
interactions with those groups. Although the use of written Turkish in the
Qizilbash (Safavid) chancery and epistolary traditions became increasingly
systematic, institutionalized, and officially encouraged, it nevertheless
failed to give rise to a broad and enduring tradition of for composing literary,
scientific, philosophical, mystical, and religious prose works in Turkish among
the literati and the Turkish populations of the Qizilbash realm. Furthermore,
a tradition of Turkish administrative epistolary—comparable to that which had developed
in Anatolia—did not emerge within the Qizilbash realm. This was largely because
Shah Ismail I, Shah Tahmasp I, and Shah Abbas I established Twelver Shi'ism as
the official religion of the state. As a result, Persian—the principal sacred and
scholarly language associated with Twelver Shi'ism—also assumed a sacred status
among the Qizilbash. This constituted another factor that contributed to the
elevation of the status of the Persian language and the decline of the status, prestige, institutional position, and literary role of Turkish language
in Iran.
