طرح صولت الدوله برای مهاجرت و کوچ جمعی ایل تورک قاشقایی به عوثمانلی
مئهران باهارلی
خلاصه:
در این
مقاله، یک خبر از نشریهی سبیل الرشاد استانبول در سال ۱٩۱۲ را بررسی کردهام. در
خبر گفته میشود ایلخان قاشقایی صولت الدوله طرحی برای مهاجرت جمعی ایل قاشقایی
به عراق عرب در عوثمانلی را داشت. در سال ۱٩٠٩ تهران توسط مشروطهطلبان افراطی
انگلوفیل و گروههای مسلح بختیاری و تروریست ارمنی و ... ، اشغال و محمدعلی شاه به
خارج از کشور تبعید شد. در سال ۱٩۱۱ مشروطهطلبان انگلیسی و بختیاریها حرکات
نظامی محمدعلی شاه و نیروهای وفادار به
دولت تورک قاجار (ارشدالدوله، سالارالدوله، شجاعالسلطنه، شعاعالسلطنه، رشیدالسلطان
اوسانلی، و ... ) را که به قصد اعادهی تخت و تاج محمدعلی
شاه آغاز کرده بودند یک به یک سرکوب
نمودند. پس از آن تنها نیروی منسجم مسلح و مهم تورک باقیمانده که دولت ضد تورک
مشروطه در تهران آن را برای خود یک تهدید واقعی نظامی و سیاسی تلقی میکرد، ایل
قاشقایی در جنوب ایران بود. قاشقائیها مانند دیگر طوائف تورک در جنوب ایران، با
دولت جدید و ضد تورک مشروطه مستقر در تهران که تحت کونترول بریتانیا و بختیاریها
و ارمنیهای آنگلوفیل بود از دو جهت مساله داشتند. یکی آن که ایل قاشقایی وفادار
به دولت تورک قاجار بود. دوم آن که قاشقاییها از مدتها قبل در جنگ با ارتش بریتانیا،
عوامل انگلیس و متحدان آنگلوفیل آنها یعنی بختياریها در جنوب ایران و در نتیجه واقف
بر ماهیت ضد تورک آنها بودند و بنابراین نهمیتوانستند حاکمیتشان بر کل ایران را
قبول کنند. بریتانیا، بختیاریها و دولت مشروطهی ایران هم قاشقائیها را دشمن
خونی خود تلقی میکردند و با کشتار و قتل عام و عملیات نظامی ... در صدد نابود
کردن و پاکسازی قومی آنها بودند. در چنین شرایطی بود که ایلخان قاشقایی صولت الدوله با یک دورنگری
هوشمندانه خواستار مهاجرت جمعی ایل قاشقایی به امپراتوری عوثمانلی شد، تا مردم
خود را از پاکسازی قومی نجات دهد. خواست برای مهاجرت جمعی ایل قاشقایی به تورکیه
در سالهای جنگ جهانی دوم یک بار دیگر مطرح شد. در آن سالها محمدرضا پهلوی و
بریتانیا تصمیم به کشتار و پاکسازی قومی قاشقائیها از جنوب ایران گرفته بودند و
در این راستا عملیات نظامی و جنگهای متعددی را آغاز کرده بودند. در مقابل مقامات ارشد
دولت تورکیه، شامل رئیس جمهور اینونو، نخستوزیر ساراجاوغلو، وزیر خارجه منمنجیاوغلو،
و سفیر تورکیه در تهران تارای، با تماس با مقامات ایرانی و انگلیسی خواستار توقف
جنگ بر علیه قاشقاییها و اجازه دادن به مهاجرت جمعی ایل قاشقایی به تورکیه شدند.
آنها با رهبران قاشقایی وقت هم از جمله ملک منصور خان در آنکارا ملاقات کردند و
تلاش نمودند آنها را به مهاجرت جمعی و اسکان در جنوب شرقی تورکیه راضی کنند.
Özet:
Bu makalede, 1912 yılında İstanbul merkezli
*Sebilürreşad dergisinde yayımlanan bir haber metnini inceliyorum. Söz konusu
haber, Türk Kaşkay boyunun İlhanı (reisi) Sevletü'd-Devle'nin, aşiretin Osmanlı
Irakı'na kitlesel göçü için bir plan hazırladığını aktarmaktadır. 1909 yılında
Tahran, aralarında İngiliz yanlısı Bahtiyari ve terörist Ermenilerin de
bulunduğu radikal Meşrutiyetçi silahlı güçler tarafından işgal edilmiş; bu
durum, Mehemmed Ali Şah'ın devrilmesi ve sürgüne gönderilmesiyle sonuçlanmıştı.
1911 yılında, İngiliz destekli Meşrutiyetçi hükümet ve İngiliz yanlısı
Bahtiyari güçleri; Mehemmed Ali Şah'ı yeniden tahta çıkarmayı amaçlayan
Muhammed Ali Şah ve ona sadık Türk Kacar hükümeti komutanlarının
(Erşedü'd-Devle, Salarü'd-Devle, Şücaü's-Seltene, Şüaü's-Seltene,
Reşidü's-Sultan Osanlı vb.) başlattığı askeri harekatları birer birer bastırdı.
Bu harekatların başarısızlığa uğramasının ardından, Güney İran'daki Kaşkay
boyu, Tahran'daki Türk karşıtı Meşrutiyetçi hükümetinin kendi otoritesine karşı
ciddi bir askeri ve siyasi tehdit olarak gördüğü tek büyük Türk gücü olarak
kaldı. Güney İran'daki diğer Türk boyları gibi Kaşkayların da, Tahran'da
İngiliz ajanlarının ve İngiliz yanlısı Bahtiyarilerin kontrolü altında bulunan
yeni meşrutiyetçi hükümete karşı çıkmalarının iki temel nedeni vardı.
Birincisi, Türk Kacar hükümetine sadık kalmışlardı. İkinci olarak, Güney
İran'da İngiliz ordusu ve onların müttefikleri olan Anglofil Bahtiyarilerle
uzun süreden beri savaş halinde olan Kaşkaylar, bu güçlerin Türk karşıtı
niteliğinin gayet iyi farkındaydılar ve dolayısıyla, bunların tüm İran
üzerindeki hakimiyetini kabul edemezlerdi. İngiltere, Bahtiyari liderliği ve
Tahran'daki Türk karşıtı meşrutiyetçi hükümet, Kaşkayları baş düşmanları olarak
görüyor; askeri harekatlar ve katliamlar gibi yollarla onları yok etmeye ve
etnik temizliğe tabi tutmaya çalışıyordu. İşte bu koşullar altında Kaşkay
İlhanı Sevletü'd-Devle, halkını etnik temizlikten kurtarmak amacıyla, ileri
görüşlü ve zekice bir hamleyle Kaşkay boyunun Osmanlı İmparatorluğu'na kitlesel
göçünü önerdi. Kaşkay boyunun Türkiye'ye kitlesel göçü fikri, İkinci Dünya
Savaşı yıllarında yeniden gündeme geldi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Muhammed Rıza Pehlevi ve
İngiltere, Kaşkay boyunu yok etmek ve onları Güney İran'dan etnik temizliğe
tabi tutmak amacıyla bir dizi askeri harekat ve savaş başlattı. Buna karşılık;
Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü, Başbakan Saraçoğlu, Dışişleri Bakanı Menemencioğlu
ve Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Taray dahil olmak üzere üst düzey yetkililer
konuyu hem İran hem de İngiliz makamlarının gündemine taşıyarak Kaşkaylara
karşı yürütülen savaşa son verilmesini ve Kaşkay boyunun topluca Türkiye'ye göç
etmesine izin verilmesini talep ettiler. Türk yetkililer ayrıca Ankara'da Melik
Mensur Han'ın da aralarında bulunduğu Kaşkay liderleriyle bir araya gelerek,
onları topluca Türkiye'ye göç etmeye ve Türkiye'nin Güneydoğu bölgesinde yerleşmeye ikna etmeye çalıştılar.
Abstract:
In
this article, I examine a news report published in the Istanbul-based periodical
Sebil ür-Reşad in 1912. The report states that Sovlet el-Dovle, the Ilkhan of
the Turkish Qashqai tribe, had devised a plan for the mass migration of the
Qashqai tribe to Ottoman Iraq. In 1909, Tehran was occupied by radical
Constitutionalist armed forces—including Anglophile Bakhtiari and terrorist Armenian
forces— which resulted in the overthrow and exile of Mohammad Ali Shah. In 1911, the British backed Constitutionalist government and
the Anglophile Bakhtiari forces, suppressed, one by one, the military campaigns
launched by Mohammad Ali Shah and the commanders loyal to the Turkish Qajar
government (Arshad-ud-Dawlah, Salar ad-Dawlah, Shoja al-Saltanah, Shua
al-Saltanah, Rashid al-Soltan Osanlu, etc.), all of whom sought to restore
Mohammad Ali Shah to the throne. Following the defeat of these campaigns, the
Qashqai tribe of southern Iran remained the only major Turkish force that the
anti-Turkish Constitutionalist government in Tehran regarded as a serious
military and political threat to its authority. The Qashqai, like other Turkish tribes in southern Iran, had
two principal reasons for opposing the new constitutionalist government in
Tehran, which was under control of British agents and Anglophile Bakhtiaris.
First, they remained loyal to the Turkish Qajar government. Second, having
long been at war with the British army, and their Anglophile allies—the
Bakhtiaris—in southern Iran, the Qashqais were well aware of their anti-Turk
nature and, consequently, could not accept their rule over the whole of Iran. Britain,
the Bakhtiari leadership, and the constitutional government in Tehran regarded
the Qashqai as their arch-enemy, and sought to destroy and ethnically cleanse
them through military campaigns, killings, massacres, etc. It was under these
circumstances that the Qashqai Ilkhan, Saulat al-Dawla, in a clever foresight,
proposed the mass migration of the Qashqai tribe to the Ottoman Empire in an
effort to save his people from ethnic cleansing. The idea of the mass migration
of the Qashqai tribe to Turkey resurfaced during the years of the Second World
War. During the Second World War, Mohammad Reza
Pahlavi and Britain launched a series of military campaigns and wars to destroy
the Qashqai tribe and carry out its ethnically cleansing from southern Iran. In
response, senior Turkish officials, including the president İnönü, the prime
minister Saraçoğlu, the foreign minister Menemencioğlu, and the Turkish
ambassador in Tehran Taray, raised the issue with both Iranian and British
authorities, calling for an end to the war against the Qashqai and requesting
permission for the Qashqai tribe to migrate en masse to Turkey. Turkish
officials also met in Ankara with Qashqai leaders, including Malek Mansur Khan,
and sought to persuade them to migrate en masse and resettle collectively in
southeastern Turkey.







