Olay budur
Sözümüz is an online publication that features scientific and historical articles by Méhran Baharlı on Turkology, Turko-Mongol history, and Altaic etymology, specifically focusing on Iran. Sözümüz analyzes, rectifies and shares historical documents, records, ancient texts, manuscripts and inscriptions related to the life, history, language, culture, and heritage of the Turkish nation living in Iran, particularly in the country's northwest and neighboring provinces known as Türkili.
Tuesday, October 29, 2019
اولای بودور- مساله این است- Olay budur
Olay budur
Sunday, October 27, 2019
تحریفات و اشتباهات جواد شیخالاسلامی در ترجمهی کتاب خاطرات هاردینگ
Friday, October 25, 2019
وزیر مختار بریتانیا در ایران: روحانیت شیعهی فارس از نادر شاه متنفر بود، قاجارها را فرزندان توران و تاتارهای غاصب تلقی میکرد
وزیر مختار بریتانیا در ایران:
روحانیت شیعهی فارس از نادر شاه متنفر بود،
قاجارها را فرزندان توران و تاتارهای غاصب تلقی
میکرد.
ابوطالب زنجانی داناترین و آزاداندیشترین روحانی شیعی در خط سلطان عبدالحمید و از طرف اتحاد اسلام کار میکرد.
مئهران باهارلی
خلاصه
سیر آرتور هنری هاردینگ (۱٨٥٩-۱٩۳۳) دیپلومات عالیرتبهی انگلیسی، کونسول و سپس وزیر مختار بریتانیا در ایران بین سالهای ١٩٠٠-١٩٠٦ در عهد سلطنت مظفرالدین شاه قاجار بود. ماموریت اصلی هاردینگ در ایران قاجاری عبارت بود از: تحریک دشمنی عمومی با روسیه و مقابله با نفوذ آن کشور در ایران؛ تحریک ناسیونالیسم افراطی فارسی، نژادپرستی و باستانگرایی ایرانی در سطح مقامات دولتی، روحانیت شیعی، سیاسیون و بابیان؛ تشدید اختلافات بین شیعه و سنی؛ مقابله با نفوذ پروژهی اتحاد اسلام سلطان عوثمانلی و محبوبیت عوثمانلی در ایران مخصوصا در میان روحانیون شیعی تورک، و شیطانسازی از تورکها و تورکیت. قسمتی از کتاب خاطرات سیاسی هاردینگ (در دو جلد با نامهای «خاطرات یک دیپلومات انگلیسی در اوروپا – ١٩٢٧» و «خاطرات یک دیپلومات انگلیسی در شرق - ١٩٢٨») به وقایع دوران مأموریتش در ایران قاجاری اختصاص دارد. این قسمت، دارای نکات مهمی در بارهی دولت تورک قاجار، حرکت بابی، کشمکش تاریخی تاجیک (فارس) - تورک، احساسات تورکستیزانه و ضد سنّیی روحانیت شیعی فارس، قبول سلطان عوثمانلی به عنوان خلیفهی همهی مسلمانان جهان از طرف روحانیت شیعی تورک، ملحق شدن آنها و در راسشان حاج میرزا سید ابوطالب زنجانی به حرکت اتحاد اسلام سلطان عوثمانلی، تلاش زنجانی برای از بین بردن خصومت شیعی - سنی، محبوبیت سلطان عوثمانلی در میان روحانیت تورک پایتخت،... است. بنا به هاردینگ در چشم هر روحانی سنتی فارس، نادر شاه افشارِ یک شخص منفور بود، زیرا تلاش کرده بود سنیها و شیعهها را دوباره متحد کند. قاجارها هم در نزد آنها به عنوان اولاد توران یا تاتاریا، ملعون و مطرود شمرده میشدند. شاه قاجار به چشم روحانیون سنتی فارس، فرزند توران و از نسب تاتار و بنابراین از اجداد سُنّی بود، و در نتیجه هرگونه دخالت او در امور مذهبی یا دیگر مسائل روحانیت توهین به مقدسات مذهبی تلقی میشد. آزاداندیشترین و قابلترینِ موللاهای ایرانی در تهران، شیخ محمد ابوطالب زنجانی، یک روحانی عالیرتبهی تورک با اطلاعات بسیار وسیع مذهبی و سیاسی بود. او در خط سلطان عبدالحمید و از طرف اتحاد اسلام کار میکرد. او برای تقویت همبستهگی مسلمانان، قدرت و نفوذ منافع آنها در سراسر جهان متمدن میکوشید و تلاش میکرد با طرح پیشنهادات و دادن امتیازاتی، یک پلاتفورم مشترک فقهی پیدا کند که بر آن مبنا شیعه و سنی بهتوانند مسئولانه گردهم آمده با هم کار کنند. اسناد و منابع تاریخی متعدد دیگری وجود دارند که تثبیتهای هاردینگ در بارهی تعلق ابوطالب زنجانی به پروژهی اتحاد اسلام سلطان عبدالحمید دوم عوثمانلی، مقبولیت این پروژه در میان روحانیت شیعی تورک و قبول سلطان عوثمانلی از طرف ایشان به عنوان خلیفهی همهی مسلمانان جهان به شمول شیعیان را تائید میکنند.
Özet
Sir Arthur Henry Hardinge (1859-1933), Muzaffereddin Şah Kacar'ın saltanatı döneminde, 1900'den 1906'ya kadar İran'da İngiliz Hükümeti'nin Konsolosu ve daha sonra Tam Yetkili Ortaelçisi olarak görev yapmış üst düzey bir İngiliz diplomattı. Harding'in Kacar İranı'ndaki asıl görevi, Rusya'ya karşı kamuoyunda düşmanlık uyandırmak ve İran'daki etkisini azaltmak; hükümet yetkilileri, Şii din adamları, politikacılar ve Bâbîler arasında aşırı Fars milliyetçiliğini, ırkçılığı ve İslam öncesi İran kadimciliği körüklemekti. Ayrıca Harding, Şiiler ve Sünniler arasındaki düşmanlıkları artırmayı, Osmanlı Sultanı'nın İttihâd-i İslam Projesi'nin etkisini azaltmayı ve özellikle Şii Türk din adamları arasında İran'daki Osmanlının popülaritesini düşürmeyi, son olarak da, Türkleri ve Türklüğü şeytanlaştırmayı amaçlıyordu. Harding’in siyasi anılarının (iki cilt hâlinde, “Avrupa’da Bir İngiliz Diplomatının Anıları – 1927” ve “Doğu’da Bir İngiliz Diplomatının Anıları – 1928” başlıklarını taşıyan) bir bölümü, Kacar İranı’ndaki görevi sırasında yaşanan olaylara ayrılmıştır. Bu bölüm; Kacar Türk Devleti, Bâbî hareketi, tarihsel Tacik (Fars) - Türk çatışması, Fars Şii ruhânî sınıfının Türk ve Sünni karşıtı hissiyatı, başkentteki Türk Şii ruhânî sınıfı nezdinde Osmanlı Sultanı'nın gördüğü itibar, Türk Şii ruhânî sınıfı tarafından Sultan'ın dünya genelindeki tüm Müslümanların halifesi olarak kabul edilmesi, Türk din adamı Hacı Mirza Seyyid Ebu Talib Zencanî liderliğinde Osmanlı Sultanı'nın İttihâd-i İslam Hareketi'ne katılımları, Zencanî'nin Şii - Sünni husumetini ortadan kaldırmaya yönelik çabaları ve daha pek çok konuya dair kilit noktaları ele almaktadır. Harding'e göre, her geleneksel Fars din adamının gözünde Nader Şah Afşar, Sünnileri ve Şiileri yeniden birleştirmeye çalıştığı için nefret edilen bir şahsiyetti. Kacarlar da, Turan veya Tatarya soyundan gelmeleri nedeniyle, yine bu kesim tarafından lanetli ve dışlanmış kabul edilirdi. Kacar Şahı, Turan'ın bir evladı ve Tatar soyundan gelme olduğundan dolayı, Sünni kökenliydi. Dolayısıyla onun dini veya diğer ruhânî meselelere yönelik herhangi bir müdahalesi, dini kutsallara yapılmış bir hakaret olarak görülürdü. Tahran'daki İranlı mollalar arasında en liberal ve yetkin olanı, engin dinî ve siyasî bilgi birikimine sahip, üst düzey bir Türk din adamı olan Şeyh Muhammed Ebu Talib Zencanî idi. O, Osmanlı Sultanı Abdülhamid'in izinden gitmiş ve Sultan'ın İttihâd-i İslam ülküsü doğrultusunda çalışmıştır. Zencanî; Müslümanların dayanışmasını güçlendirmek, dünya genelindeki çıkarlarının gücünü ve nüfuzunu artırmak için çaba göstermiş; ayrıca Şiilerin ve Sünnilerin sorumlu bir biçimde birleşip iş birliği yapabilecekleri ortak bir fıkhî zemin oluşturmayı hedeflemiştir. Harding'in; Ebu Talib Zencanî'nin Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid ve onun İttihâd-i İslam projesiyle olan bağlantısına, bu projenin Türk Şii din adamları nezdinde kabul görmesine ve Osmanlı Sultanı'nın —Şiiler de dahil olmak üzere— dünyadaki tüm Müslümanların halifesi olarak tanınmasına dair iddialarını doğrulayan çok sayıda tarihi belge ve kaynak bulunmaktadır.
Abstract
Sir Arthur Henry Hardinge (1859-1933) was a
high-ranking British diplomat, who served as Consul and later Minister
Plenipotentiary of the British Government in Iran from 1900 to 1906 during the
reign of Mozaffar al-Din Shah Qajar. Harding's main mission in
Qajar Iran was to incite public hostility towards Russia and counter its
influence in Iran; incite extreme Persian nationalism, racism, and Pre Islamic Iranian
ancientism among government officials,
Shiite clergy, politicians, and Babis. Additionally, Harding sought to exacerbate
differences between Shiites and Sunnis, counter the influence of the Ottoman Sultan's
Islamic Unity Project, and diminish his popularity in Iran, particularly among
the Shiite Turk clergy. Lastly, Harding aimed to demonize Turks and Turkism. A
section of Harding's political memoirs (in two volumes titled “Memoirs of a
British Diplomat in Europe – 1927” and “Memoirs of a British Diplomat in the
East – 1928”) is dedicated to the events of his mission in Qajar Iran. This section convers key points regarding the Qajar
Turkish state, the Babi movement, the historical Tajik (Persian)-Turkish
conflict, the anti-Turkish and anti-Sunni sentiments of the Persian Shiite
clergy, the popularity of the Ottoman Sultan among the Turkish clergy in the
capital, the acceptance of him as the caliph of all Muslims worldwide by the
Turkish Shiite clergy, their participation in the Ottoman Sultan's Islamic
Unity Movement under the leadership of Haji Mirza Seyyed Abu Talib Zanjani, Zanjani’s
endeavors to eliminate Shiite-Sunni hostility, and more. According
to Harding, in the eyes of every traditional Persian cleric, Nader Shah Afshar
is a hated figure because he tried to reunite the Sunnis and Shiites. The
Qajars were also considered cursed and outcast by them as descendants of Turan
or Tataria. The Qajar Shah was a son of Turan and of Tatar lineage and
therefore of Sunni ancestry. Any interference by him in religious or other
clerical matters was considered an insult to religious sanctities. The
most liberal and capable of the Iranian mullahs in Tehran was Sheikh Muhammad
Abu Talib Zanjani, a high-ranking Turkish cleric with vast religious and
political knowledge. He followed the footsteps of Ottoman Sultan Abdul Hamid
and worked on behalf of the Sultan's Islamic Unity. Zanjani strived to
strengthen the solidarity of Muslims, enhance the power and influence of their
interests worldwide, and sought to establish a common jurisprudential platform where
Shiites and Sunnis could responsibly unite and collaborate. There are numerous historical
documents and sources that confirm Harding's assertions about Abu Talib
Zanjani's affiliation with Ottoman Sultan Abdul Hamid II and his project of
Islamic unity, the acceptance of this project among the Turkish Shiite clergy, as
well as Ottoman Sultan as the caliph of all Muslims in the world, including the
Shiites.
Tuesday, October 22, 2019
Wednesday, October 16, 2019
شیخ الرئیس قاجار تبریزی: شعر اتحاد اسلام و وحدت کلمهی دینیه، در ستایش خلیفهی اعظم، سلطان معظم مَحْمَتْ رشات عثمانی
Tuesday, October 15, 2019
تبریزلی شیخ رمزی بابا افهندی: رازِ درونو سؤیلهردیم
Müteveffâ merd-i garip, [Ahmet] Şuayp
Efendi’nin bir beyitidir:
Hâdisât-i zaman aman vermez
Yoksa derd-i derûnu söylerdim
...
Şu beyite nazîre olarak, şuarâ-yi İrâniye’den
reşadetli Tebrizli Şeyh Remzi Efendi hazretlerinindir:
Tebrizli Şeyh Remzi Baba Efendi
(Tebriz?– İstanbul 1888)
RÂZ-İ DERÛN’U SÖYLERDİM
Emr-i Rabbî eğer vereydi cevaz
Sırr-ı lâ ya’lemûn’u söylerdim
Vâv-i vahdet ger olmasaydı hicap
İllet-i kâf ü nûn’u söylerdim
Zâhidi görsem idi meykedede
Eflehal mu'minûn’u söylerdim
Korkmasaydım fakîh-i medreseden
Şerh-i lâ yüfkahûn’u söylerdim
Vâizin tutsam idi nâsiyesin
Ya’rif ül mücrimûn’u söylerdim
Derdine Sûfi isteseydi devâ
Ateş-i âbgûn’u söylerdim
Şeyh-i Dâr-ül Fünûn’u görseydim
El-cünûnü fünûn’u söylerdim
Şehride bulsam idi ehl-i şuûr
Ona ders-i cünûn’ü söylerdim
Çengi sâz eyleseydi mütrib-i aşk
Nağme-yi arganûn’u söylerdim
Mahrem-i râz olaydı Remzi eğer
Ona râz-i derûn’u söylerdim
Sunday, October 13, 2019
گؤنوللهر سیزینله، قیلیجلار سیزه قارشی
Saturday, October 12, 2019
پروژهی غرب برای تاسیس دولت-ملت کوردستان بزرگ بر اراضی غیر کوردنشین
پروژهی غرب برای تاسیس دولت-ملت کوردستان بزرگ بر اراضی غیر کوردنشین
مشکل اقلاً ما، فدرالیسم در سوریه نیست. کوردها اصولاً و به لحاظ تئوریک محقند که بر اراضی کوردنشین در سوریه و عراق و ایران، حتی تورکیه دولت فدرال خود را تاسیس کنند. مشکل فعلی، تلاش برای ایجاد دولت کوردستان بر اراضی غیر کوردنشین، آن هم به زور سلاح و با حمایت دول استعمارگر غربی است. این قسمت است که در یک صد سال اخیر از طرف غربیان مصراً پیگیری میشود و شدیداً بار و سائقه و خصلت ضد تورکی، امپریالیستی و کولونیالیستی حتی ضد مسلمان دارد و بی ربط به فدرالیسم و ... است.
دولتهای غربی مصمم هستند دولت کوردستان بزرگ را که بخش بزرگی از آن بر سرزمینهای تورکنشین و عربنشین خواهد بود تاسیس کنند. پروژهی ایجاد دولت-ملت کوردستان، پنجمین پروژهی دولت-ملتسازی غربیان در منطقهی ما در دو قرن گذشته است که همواره با اشغال و الحاق سرزمینهای تورکنشین همراه بوده است:
-نخست
پروژهی ضد تورک دولت-ملت ایران-فارسی با ساقط کردن قاجارها که کاملاً موفق شد
-دوم
پروژهی ایجاد آسورستان که در سایهی مداخلهی اوردوی عوثمانلی ناکام ماند
-سوم
پروژهی تاسیس دولت ارمنستان بزرگ که پروژهای نیمهموفق بود، چون که به سبب
مداخلهی عوثمانلی نهتوانست آناتولی شرقی و شمال غربی ایران را آن گونه که وعده
داده شده بود به دولت تازه تاسیس ارمنستان در قفقاز ملحق کند
-چهارم
پروژهی دولت-ملت یهودی اسرائیل که در ذات خود پروژهای ضد تورک نهبود و نیست،
اما از آنجائی که در سرزمینهای مسلمان منطقه و با حمایت غربیان تاسیس گشت در
اینجا ذکر شد
-پنجم، پروژهی تاسیس دولت-ملت کوردستان که به سبب اشغال سرزمینهای تورکنشین (و عربنشین) در ایران، تورکیه، سوریه و عراق و ادعای ارضی بر آنها، یک پروژهی ضد تورک است....
اکنون ٩٩ درصد مراکز سیاسی غرب حامی کوردها مخصوصاً گروههای مسلح آنها هستند و علناً این گروههای مسلح را متفق خود مینامند. سیاستهای غلط اردوغان در دو دههی اخیر باعث شد که نوعی سینرژی و همسویی و همگرایی گسترده و اتحاد قوا و عمل بین عناصر ضد تورک غربی، مراکز مسیحی افراطی، موسویان افراطی، راستگرایان افراطی، چپگرایان افراطی، نژادپرستان سفید و نئونازیستها ... به علاوهی طیفهای گوناگون مسالهدار با تورکها اعم از ارمنی و یونانی و فارس و روم و آسوری و کورد و مانقورتها (تورکهای چپ ایرانی، آزربایجانگرایان پانایرانیست، آزربایجانگرایان استالینیست)، (و در تورکیه کمالیستها، اولوسالجیها، علویها، گولنچیها، ....) بهوجود بیاید. و این بسیار خطرناک است. زیرا هر وقت اینگونه سینرژی و همسویی و همگرایی گسترده و اتحاد قوا و عمل بین دشمنان رنگارنگ و متعدد تورک ایجاد شده، منجر به متلاشی گشتن یک دولت تورک (قاجار با مشروطیت، عوثمانلی در جنگ جهانی اول، ...) شده است.
به
همین دلیل ضروری است که تورکیه به سرعت در سیاستهای نادرست خود بازنگری اساسی
کرده، همگرایی فوق العاده خطرناک مذکور بین بازیگرایان متعدد جهانی و منطقهای
ضد تورک را از هم فرو بهپاشد. از جمله با بازگشت سریع به نورمهای سکولاریسم
واقعی، دولتمداری دموکراتیک و لیبرال، تَرکِ اسلامگرایی سیاسی - سنّیگرایی فرقهای
- امّتگرایی اوتوپیک در سیاستهای داخلی و خارجی، تَرکِ دشمنی بی معنی و همزمان
با غرب و اتحادیهی اوروپا و آمریکا و اسرائیل و دشمن تراشیهای جدید ....
Friday, October 11, 2019
سید محمد توفیق بهی همدانی:میتینگ میدان سلطان احمد تورکهای ایرانی، اعلام پیوستن به جهاد سلطان عوثمانلی، و اعتراض به به دار آویختن یک صد و یازده تن تورک در اورمو (اورمیه) توسط روسها
سید محمد توفیق بهی همدانی
میتینگ میدان سلطان احمد تورکهای ایرانی، اعلام پیوستن به جهاد سلطان عوثمانلی، و اعتراض به به دار آویختن یک صد و یازده تن تورک در اورمو (اورمیه) توسط روسها
مئهران باهارلی
İranlı Türklerin Sultanahmet Meydanı mitingi, Osmanlı Sultanının cihat çağrısına katıldıklarını ilan
etmeleri, ve Ruslar tarafından Urmu'da (Urmiye) yüz on bir Türk’ün idam edilmesini protesto etmeleri.
The rally of Iranian Turks in Sultanahmet Square, declaration of their participation in the Ottoman Sultan's call for jihad, and protest of the execution of one hundred and eleven Turks in Urmia by the Russians.
Méhran Baharlı
خلاصه:
در این نوشته برای نخستین بار مقالهای تورکی از سید محمد توفیق بهی همدانی، از رهبران ملی تورک در ربع اول قرن بیستم چاپ شده در نشریهی سبیل الرشاد استانبول- ٣ دسامبر ١٩١٤ را به دو الفبای عربی و لاتینی دادهام. موضوع این مقاله، استقبال دنیای اسلام از اعلان جهاد خلیفهی مسلمین سلطان عوثمانلی در ٢٩ اوکتوبر ١٩١٤ بر علیه «ائتلاف مثلّث» دولتهای امپریالیستی – صلیبی روسیه، بریتانیا و فرانسه است. توفیق بهی همدانی میگوید نخستین پاسخ مثبت جهان اسلام به اعلان جهاد توسط سلطان عوثمانلی بر علیه ائتلاف مثلث، از جامعهی ایرانی مقیم عوثمانلی آمد. آنها تنها دو روز پس از صدور اعلان جهاد، میتینگی باشکوه در میدان سلطان احمد استانبول برگزار کردند، در آن پیوستن خود به جهاد مقدس سلطان عوثمانلی را بیان، و سیاستها و اهداف و مظالم دولتهای بریتانیا و روسیه و فرانسه در ایران و جهان اسلام را محکوم نمودند. در آن دوره بیش از ٩٠ درصد جامعهی ایرانیان مقیم عوثمانلی و استانبول را تورکها از تورکایلی و دیگر نقاط ایران، و اکثریت مطلق تورکهای اهل تورکایلی را هم تورکهای اهل منطقهی آزربایجان تشکیل میداد. برگزارکنندهگان میتینگ میدان سلطان احمد استانبول با صدور یک اعتراضنامه به به دار آویخته شدن یک صد و یازده تن تورک در اورمو (اورمیه) شامل حاجیان روستای بالاو توسط روسها اعتراض و نسخههایی از این اعترضنامه را به باب عالی - دربار عوثمانلی، سفارتخانههای خارجی در استانبول، مقامات دینی شیعی مقیم در عتبات عالیات عراق، هئیت وزاری ایران و روسای طوائف ایرانی ارسال کردند. آنها همچنین تلگرامهای متعددی به مقامات دینی شیعی مقیم در عتبات عالیات عراق، هئیت وزاری ایران و روسای طوائف ایرانی در ضرورت پیوستنشان به امر جهاد اعلام شده توسط خلیفهی مسلمین و سلطان عوثمانلی ارسال نمودند. توفیق بهی همدانی در مقاله اومید و عقیدهی خود دائر به متابعت جهان اسلام از امر جهاد سلطان عوثمانلی و قیام آفریقای مسلمان، دنیای عرب (فاس، جزایر، تونس، مصر، سودان، عراق، سوریه، ...)، قفقاز و تورکستان و جنوب روسیه و شبه جزیرهی هندوستان و افغانستان و پنجاب و بلوچستان بر علیه ائتلاف مثلث را بیان میکند. او متابعت از جهاد سلطان عوثمانلی را فرض عینی بر هر مسلمان، اعم از شیعی و سنی و وهابی، یک واجب دینی در ردیف نماز و روزه، و یک وظیفهی انسانی میشمارد. او منافقانی مانند آقاخان و کسانی که در این جهاد شرکت نهمیکنند را افرادی ذلیل و فاقد شرف، و خاسر در دار عقبی مینامد. توفیق بهی همدانی در مقالهی خود از اعلام بی طرفی دولت مشروطهی ایران انتقاد میکند. دولت مشروطهی ایران که بعد از اشغال تهران در ژوئیه ۱٩٠٩ توسط مشروطهطلبان انگلیسی و خلع محمدعلی شاه قاجار تاسیس شد یک دولت پانایرانیست بود و سیاستهای ضد تورک و ضد عوثمانلی امپریالیسم بریتانیا را تعقیب میکرد. توفیق بهی همدانی میگوید علی رغم این؛ مجاهدین، طوائف و رهبران دینی ایرانی به جهاد مقدس سلطان عوثمانلی پاسخ مثبت داده و عملاً هم در آن شرکت کردهاند. وی میگوید دولت مشروطهی ایران مجبور است که دیر یا زود به افکار عمومی مردم خود گوش فرا داده، به این جهاد پیوسته و با تمام وجود در صف عوثمانلی بر علیه ائتلاف مثلث به نبرد آغاز کند.
Özet
Bu
makalede, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Türk milletinin önde gelen isimlerinden Hemedanlı
Seyid Mehmed Tevfik Bey'nin 3 Aralık 1914 tarihinde İstanbul'da Sebîl el-Reşâd
dergisinde yayımlanan Türkçe makalesini hem Arap alfabesiyle hem de Latin
alfabesiyle sunacağım. Makalenin konusu, 29 Ekim
1914 tarihinde Osmanlı Sultanı tarafından Rusya, İngiltere ve Fransa'nın
oluşturduğu emperyalist-haçlı "Üçlü İttifak"a karşı ilan edilen cihat
çağrısının İslam dünyasındaki yankılarıdır. Hemedanlı Tevfik Bey, Osmanlı Sultanı'nın Üçlü
İttifak'a karşı ilan ettiği cihat çağrısına İslam dünyasından gelen ilk olumlu
tepkinin, Osmanlı topraklarında yaşayan İranlı topluluktan geldiğini söylüyor. Onlar Cihad ilanından sadece iki gün sonra, İstanbul'daki
Sultanahmet Meydanı'nda büyük bir miting düzenlediler ve burada Osmanlı
Sultanı'nın kutsal cihadına katıldıklarını ifade ettiler; ayrıca İngiliz, Rus
ve Fransız hükümetlerinin İran'daki ve İslam dünyasındaki politikalarını,
hedeflerini ve zulümlerini kınadılar. O dönemde Osmanlı
İmparatorluğu'nda ve İstanbul'da yaşayan İranlı topluluğun yüzde 90'ından
fazlası Türkili ve İran'ın diğer bölgelerinden gelen Türklerden oluşuyordu ve
Türkili Türklerinin büyük çoğunluğu da Azerbaycan bölgesinden gelen Türklerdi. İstanbul'daki Sultanahmet Meydanı'nda düzenlenen bu
mitingde, Ruslar tarafından Urmu'da (Urmiye) aralarında Balav ve Kötalan Türk
köylerinden hacıların da bulunduğu yüz on bir Türk'ün idam edilmesini potest
ettiler ve bir itiraz bildirisi yayınladılar. Bu
belgenin kopyaları Bâb-i Âlî Osmanlı sarayına, İstanbul'daki yabancı
elçiliklere, İraktaki Şii kutsal mekanlarda ikamet eden din görevlilerine, İran
kabinesine ve İran aşiretlerinin liderlerine gönderildi. Toplantının
organizatörleri, ayrıca İraktaki kutsal mekanlarda ikamet eden Şii din
adamlarına, İran hükümetine ve İran aşiretlerinin liderlerine çok sayıda
telgraf göndererek onları Müsülmanların Halifesi olan Osmanlı Sultanının îlan
ettiyi cihada katılmaya çağırdılar. Hemedanlı Tevfik Bey, makalesinde,
İslam dünyasının Osmanlı Sultanı'nın cihat çağrısına uymasına ve Müslüman
Afrika, Arap dünyası (Fas, Cezâir, Tunus, Mısır, Sudan, Irak, Suriye, ...),
Kafkasya ve Türkistan, Güney Rusya, Hint alt kıtası, Afganistan, Pencap ve
Belucistan'ın üçlü koalisyona karşı ayaklanmasına dair umudunu ve inancını dile
getiriyor. O, Osmanlı Sultanının cihatına katılmayı, Şii, Sünni
veya Vehhabi olsun, her Müslüman için nesnel bir yükümlülük, namaz ve oruçla
eşdeğer bir dini görev ve insani bir sorumluluk olarak görmektedir. Aga Han
gibi münafıkları ve bu cihada katılmayanları alçak, şerefsiz ve ahirette
kaybedenler olarak nitelendirmektedir. Hemedanlı Tevfik Bey makalesinde,
İran Meşrute Hükümeti'nin tarafsızlık ilanını eleştirmektedir. Temmuz 1909'da
İngiliz yanlısı Meşruteçilerin Tahran'ı işgal etmesi ve Muhammed Ali Şah'ın
devrilmesinin ardından kurulan İran Meşrute Hükümeti, pan-İranist bir devlet
olup, İngiliz emperyalizminin Türk karşıtı ve Osmanlı karşıtı politikalarını
izlemiştir. Hemedanlı
Tevfik Bey'e göre bu gerçeye rağmen, İranlı mücahitler, aşiretler ve dini
liderler Osmanlı Sultanı'nın kutsal cihat çağrısına olumlu yanıt vermiş ve
fiilen bu cihada katılmışlardır. Hemedanlı Tevfik Bey, İran'ın Meşrute
hükümetinin er ya da geç halkının kamuoyuna kulak vermek zorunda kalacağını, bu
cihada katılacağını ve tüm gücüyle Osmanlı'nın yanında Üçlü İttifak'a karşı
savaşacağını söylüyor.
Abstract
In this article, I will present a Turkish article written by Seyid Mehmed Tevfik Bey of Hamadan, one of the prominent figures of the Turkish nation in the first quarter of the 20th century. The article was published in the Sebîl el-Reşâd magazine in Istanbul on December 3, 1914, in both Arabic and Latin alphabets. The the article discusses the impact in the Islamic world of the Ottoman Sultan’s declaration of jihad on October 29, 1914, against the imperialist-crusader alliance known as the "Triple Entente", comprising Russia, Great Britain, and France. Tevfik Bey of Hamadan stated that the first positive response from the Islamic world to the Ottoman Sultan's call for jihad against the Triple Entente came from the community of Iranian Turks living in Ottoman territories. Just two days after the declaration of Jihad, they organized a large rally in Sultanahmet Square in Istanbul. There they expressed their support for the holy jihad declared by the Ottoman Sultan and condemned the policies, objectives, and atrocities of the British, Russian, and French governments in Iran and the Islamic world. At that time, more than 90 percent of the Iranian community living in the Ottoman Empire and Istanbul consisted of Turks from Turkili and other regions of Iran. The vast majority of the Turks from Turkili were from the Azerbaijan region. At the rally held in Sultanahmet Square in Istanbul, attendees protested the execution of one hundred and eleven Turks by the Russians in Urmia. These Turks were respected merchants from the Turkish villages of Balav and Kötalan. A protest statement was issued and copies of this document were sent to the Sublime Porte Ottoman palace, foreign embassies in Istanbul, religious leaders residing in the Shiite holy sites in Iraq, the Iranian cabinet, and the leaders of Iranian tribes. The organizers of the meeting also sent numerous telegrams to Shiite clerics residing in holy places in Iraq, as well as to the Iranian government, and leaders of Iranian tribes, urging them to participate in the jihad declared by the Ottoman Sultan, as the Caliph of the Muslims. In his article, Tevfik Bey of Hamadan expresses his belief that the Islamic world would heed the Ottoman Sultan's call for jihad. He hopes that Muslim Africa, the Arab world (including Morocco, Algeria, Tunisia, Egypt, Sudan, Iraq, Syria, etc.), the Caucasus, Turkestan, Southern Russia, the Indian subcontinent, Afghanistan, Punjab, and Balochistan would rise up against the Triple Entente. He believes that participating in the Ottoman Sultan's jihad is a mandatory duty for all Muslims, regardless of their sect and being Shia, Sunni, or Wahhabi. He views it as a religious obligation on par with prayer and fasting, as well as a humanitarian responsibility. He condemns hypocrites like Aga Khan and those who refuse to join the jihad as despicable, dishonorable, and doomed to damnation in the afterlife. In his article, Tevfik Bey of Hamadan criticizes the Iranian Constitutional Government's decision to remain neutral. After the occupation of Tehran by pro-British Constitutionalists in July 1909 and the overthrow of Mohammad Ali Shah, the Iranian Constitutional Government that was established became a pan-Iranist state. It followed the anti-Turkish and anti-Ottoman policies of British imperialism. According to Tevfik Bey of Hamadan, despite this reality, Iranian mujahideen, tribes, and religious leaders responded positively to the Ottoman Sultan's call for a holy jihad and actively participated in it. Tevfik Bey of Hamadan states that the Iranian Constitutional government would sooner or later have to heed the public opinion of its people, join this jihad, and fight alongside the Ottomans against the Triple Entente with all their might.












%D8%8C%20%D8%B3%D9%85%D8%AA%20%DA%86%D9%BE%20%D9%81%D8%B1%D8%B2%D9%86%D8%AF%20%D8%A7%DB%8C%D8%B4%D8%A7%D9%86%20%D9%85%DB%8C%D8%B1%D8%B2%D8%A7%20%D8%A7%D8%A8%D9%88%D8%B7%D8%A7%D9%84%D8%A8%20%D8%B2%D9%86%D8%AC%D8%A7%D9%86%DB%8C.jpg)











.jpg)

.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)