خلاصه
حزب دموکرات
کوردستان یک روز پس از انقلاب در ٢٣ بهمن ١٣٥٧ به دستور عبدالرحمن قاسملو که تا آن زمان در
بغداد و مهمان حزب بعث عراق بود، به شهربانی و ژاندارمری ساووجبولاغ (مهاباد)
حمله کرده، آنها را خلع سلاح نمود. یک هفته بعد در ٣٠ بهمن به پادگان ساووجبولاغ (مهاباد) حمله و تمام سلاحها و مهمات آن شامل
اسلحههای سنگین را غارت کرد. پس از آن تروریستها و فاشیستهای کورد با سلاحها و
مهمات غارتی، شروع به تهاجم به شهرها و روستاهای تورک در آزربایجان غربی کردند. در
فروردین ١٣٥٨ آنها یک تظاهرات و تجمع مسلحانه با شرکت چندین هزار تروریست مسلح در
شهر استراتژیک سولدوز (نقده)، شهری با اکثریت جمعیتی تورک کردند. هدف قاسملو ایجاد
درگیری و خونریزی، وضعیت و جوّ جنگی، تدهیش و فراری دادن اهالی تورک و سپس اشغال
شهر سولدوز بود. در روزهای نخستین
تهاجمات تروریستهای کورد به شهرها و روستاهای تورک، دولت مرکزی و نیروهای امنیتی
آن از هم پاشیده، و مردم تورک غیر مسلح و بیدفاع، بدون هر گونه تشکیلات سیاسی در
مقابل نیروهای مهاجم کورد تا به دندان مسلح و به خوبی متشکل، به حال خود رها شده
بودند. در این عدم توازن بین قدرت بازیگران، تنها نیرویی که به دفاع از شهرها و
روستاهای تورک برخاست، خود مردم تورک بودند. آنها در گروههای پارتیزانی کوچک خودجوش
گرد آمدند، مسلح شدند و بنا به غریزهی صیانت نفس و حب وطن به نبرد با گروههای
تروریست و فاشیست کورد پرداختند. در
راس یکی از این گروههای پارتیزانی مردمی که به دفاع مسلحانه از شهرها و مردم تورک
در برابر تروریستها و فاشیستهای کورد پرداختند حجت الاسلام غلامرضا حسنی زورگآوالی
از اورمو قرار داشت. وی مردم تورک را به مسلح شدن و دفاع مسلحانه از خود و سرزمینشان
تشویق و تهییج کرد. او در سولدوز به قوای پارتیزانی حاج عظیم معبودی و مراد قطاری
دو رهبر مردمی تورک که در مقابل تروریستها و فاشیستهای کورد حزب دموکرات
کوردستان و گروههای کورد عراقی مسلح که برای کومک به آنها به منظور اشغال کردن
سولدوز آمده بودند مقاومت میکردند پیوست. حسنی علاوه بر نجات سولدوز موفق شد تهاجم
تروریستها و فاشیستهای حزب دموکرات کوردستان به شهر اورمو را دفع و از اشغال آن توسط
ایشان که تا دانشگاه اورمو در انتهای خیابان دانشکده پیش آمده بودند جلوگیری کند.
Özet
Devrimden bir gün sonra, 12 Şubat
1979 tarihinde, o sırada Irak Baas Partisi'nin konuğu olarak Bağdat'ta bulunan
Abdurrahman Kasemlu'nun emriyle, Kürdistan Demokrat Partisi; Batı Azerbaycan
eyaletindeki Savucbulaq (Mahabad) şehrinin polis ve jandarma güçlerine bir
saldırı düzenleyerek, onları başarıyla silahsızlandırdı. Bir hafta sonra, 19
Şubat'ta ise Savucbulaq (Mahabad) garnizonuna saldırarak, ağır silahlar da
dahil olmak üzere buradaki tüm silah ve mühimmata el koydu. Bunun ardından,
Kürt teröristler ve faşistler, yağmaladıkları silah ve mühimmatı kullanarak Türk
şehirlerine ve köylerine saldırmaya ve Türk sakinleri katletmeye başladılar.
Nisan 1979'da, binlerce silahlı Kürt terorist Batı Azerbaycan'da, çoğunluğu
Türk nüfustan oluşan stratejik Sulduz (Neqede) şehrinde bir silahlı gösteri
düzenlediler. Kasemlu'nun amacı; çatışma, kan dökülmesi ve savaş ortamı yaratarak
Sulduz'un Türk sakinlerini korkutup kaçırmak ve ardından bu Türk şehri işgal etmekti. Kürt teröristlerin Türk şehir ve köylerine saldırdıkları
ilk günlerde, merkezi yönetim ve güvenlik güçleri tamamen çökmüş, silahsız,
savunmasız ve herhangi bir siyasi örgütten yoksun olan Türk halkı ise iyi
silahlanmış ve iyi örgütlenmiş Kürt işgalci güçlerine karşı, kendi başının
çaresine bakmaya terk edilmişti. İki taraf arasındaki bu güç dengesizliği
ortamında, Türk şehir ve köylerini savunmak üzere ayağa kalkan tek güç, bizzat
Türk halkının kendisiydi. Türk ahali, küçük ve kendiliğinden oluşan partizan gruplar
halinde bir araya geldiler, silahlandılar ve hayatta kalma içgüdüsü ile
vatanseverlik duygusunun sevk etmesiyle, Kürt terörist ve faşist gruplara karşı
savaştılar. Türkili’nin şehirlerini ve halkını Kürt terörist ve faşistlere
karşı savunan bu halk partizan gruplarından birine, Türk şehri Urmu’dan
(Urmiye) Hiccetü’l-İslam Gulamrıza Heseni Zürgavalı önderlik etti. O; Türk
halkını silahlanmaya ve vatanlarını savunmaya teşvik edip yönlendirdi. Önderlik
ettiği Türk partizanlarla Sulduz’da, iki sevilen yerel Türk lider Hac Ezim Me’budi
ve Murad Katari’nin partizan kuvvetlerine katıldı. Bu ikili; Kürt teröristlere, Kürdistan Demokrat
Partisi mensubu faşistlere ve Sulduz'u işgal etme girişimlerinde onlara destek
olmak üzere bölgeye gelmiş silahlı Iraklı Kürt gruplarına karşı direniş
gösteriyordu. Heseni, Sulduz'u kurtarmanın yanı sıra; Kürdistan Demokrat
Partisi'nin terörist ve faşist unsurlarının Türk Urmu şehrine yönelik işgal
girişimini püskürtmeyi de başardı. Kürt teröristler, Dâneşkede (Fakülte)
Caddesi'nin sonundaki Urmu Üniversitesi'ne kadar ilerlemiş olsalar da, Heseni
onların şehri işgal etmelerine engel oldu.
Abstract
One
day after the revolution on February 12, 1979, The Kurdistan Democratic Party, under
the orders of Abdolrahman Qasemlou, who was in Baghdad as a guest of the Iraqi
Baath Party at the time, launched an attack on the police and gendarmerie of
Savujbulagh (Mahabad) city in West Azerbaijan province and successfully disarmed
them. A week later, on the February 19, they attacked the Savujbulagh (Mahabad)
garrison and seized of all its weapons and ammunition, including heavy weapons. Afterwards, Kurdish terrorists and fascists started attacking
Turkish cities and villages, massacring Turkish residents using looted weapons
and ammunition. In April 1979, they organized an armed demonstration in the
strategic city of Sulduz (Neqede) in West Azerbaijan, which had a majority
Turkish population, with thousands of armed participants. Ghasemlou's objective
was to incite conflict and bloodshed, create a warlike atmosphere, and ultimately
scare away the Turkish residents of Sulduz in order to occupy the city. In
the early days of the Kurdish terrorist attacks on Turkish cities and villages,
the central government and its security forces had collapsed. The Turkish
people, unarmed and defenseless, without any political organization, were left
to fend for themselves against the well-armed and well-organized Kurdish
invading forces. In this imbalance of power between the two sides, the only
force that rose to defend Turkish cities and villages was the Turkish people
themselves. They gathered in small,
spontaneous groups, armed themselves, and, driven by the instinct of
self-preservation and patriotism, fought against Kurdish terrorist and fascist
groups. Leading of one of these popular groups that defended the cities and
people of Türkili against the Kurdish terrorists and fascists was Hüccet-ül-islam
Qulamriza Heseni Zürgavalı from the Turkish city Urmu (Urmia). He encouraged
and incited the Turkish people to arm themselves and defend their homeland. In
Sulduz, he joined the partisan forces of Hac Ezim Me’bûdî and Murad Qatarî, who
were two popular local Turkish leaders. The
two were resisting the Kurdish terrorists and fascists from the Kurdistan
Democratic Party, as well as armed Iraqi Kurdish groups who had come to help
them in occupying Sulduz. In addition to saving Sulduz, Heseni also managed to
repel the invasion of the Kurdistan Democratic Party’s scoundrels, terrorists,
and fascists into the city of Urmu. He prevented them from occupying the city, as
they had advanced as far as Urmu University at the end of Dâneşkede (Faculty)
Street.